Dinlediği herşeyin kendinde bir “iz” bıraktığına inanan Elifnaz Koçak, bir süredir İstanbul’da Peyote ve Arkaoda gibi mekanlarda, kendi frekansına takılan iyi müziğe dair seçkileri ile insanlarda da  iz bırakmaya devam ediyor. Aynı zamanda müzik yazarlığı yapan Elifnaz, İstanbul gece hayatının cümbüşünde onu dinlemeye gelenleri karanlık seçkileri ile besliyor.

25-26 Şubat’ta gerçekleşecek olan Fill The Void’un ikinci gününde İz’in seçkilerini dinleme fırsatı bulacağız.

Müzikte ayırım yapmaksızın kendine yakın hissetiğin her türlü derinliğe dalmaya çekinmiyorsun. Genelde seni bu kadar etkilemesi için kulağına ilişen seslerin ne gibi elementlere sahip olması gerekir?

Sanırım bir hikâyesi olmalı. Müzik dinlerken biri bana bir şeyler anlatıyor gibi hissediyorum genelde. Gözlerimi kapattığım zaman kendimi teslim edebilmeyi arzuluyorum. Elbette bazen huzursuzluk peşinde koştuğum oluyor…

Türkiyedeki bağımsız müzik sahnesi şehirler arası mesafeleri engel olarak bellemeden bir araya gelmeye devam ediyor. Müzikte bulunduğumuz bu nokta ile ilgili neler düşünüyorsun?

Böyle alt kültür kolektiflerin olması, buna destek veren insanların, bunun bir parçası olmak isteyen insanların azınlıkta olmaması beni heyecanlandırıyor. Bazı tekrara düşmüş ve de yerinde sayan oluşumların aksine bir şeylerin değişebileceğine, gelişebileceğine ve büyüyebileceğine şahit olup, birlikte hareket edebilmek umut verici.