Afiş: Fırat İtmeç

Bu sene ikincisi düzenlenen, İzmir’in en kapsamlı ve dolu dolu geçen bağımsız müzik festivali Epic Fair 8 Nisan’da tekrar Kültürpark, Kübana Gazinosu’nda gerçekleşti. Festivalin her konuda eksiksiz ilerlemesini sağlayan; güneşli bir günü müzik ve paylaşım ile daha da güzelleştiren Pübliko ve Apeiron Collective ekibi çok güzel bir organizasyona daha imza attı.

1960 yılından beri çeşitli etkinlikler ve organizasyonlara ev sahipliği yapan Kübana Gazinosu’nun dev palmiyelerle çevrili nefis atmosferinde Jakuzi, Palmiyeler, Baba Zula, Islandman, Kim Ki O gibi grupları dinlemek; Kerem Akdağ, Bant Mag, No Frost ve Apeiron Soundsystem’in seçkileri eşliğinde mis gibi havanın tadını çıkartmak, eski dostlarla karşılaşmak, yeni arkadaşlıklar kurmak gerçekten ilaç gibi geldi. İnsan ister istemez düşünüyor elbette keşke daha sık yapılsa bu tür etkinlikler diye..

Festivalin matinesini ilk açan grup olan Palmiyeler her zamanki neşesi ve etrafına yaydığı içten, renkli enerjisiyle orada bulunanları durmaksızın dans ettirdi. Sonrasında Kim Ki O uzun bir aranın ardından tekrar sahnedeydi. Ekin Sanaç ve Berna Göl ikilisi hem eski hem de yeni albümden parçalarını çaldılar. Özellikle yeni albümlerinden çaldıkları parçaları çok iyiydi! Bu sırada hava artık kararmaya başlamış, konser alanı ışıklar ve genel atmosferiyle birlikte suare havasına bürünmüştü. Jakuzi’den Taner Yücel ve Can Kalyoncu, sahneye sonradan giriş yapacak olan Kutay Soyocak için ortamı ısıtırken, dinleyicilerin gözlerindeki heyecanlı bekleyişi görmek beni de heyecanlandırmıştı. Festivalde çalan isimler arasında bir tek Jakuzi’yi canlı olarak dinleme fırsatı bulamamıştım bu zamana kadar o yüzden merakla olacakları izlemek istiyordum sadece. Kutay’ın sahneye çıkışı ve tüm konser boyunca sergilediği sahne şovu, insanlarla olan etkileşimi çok etkileyiciydi. Türkiye’de müziğin özgün ve kendinden emin bir şekilde, yapmacıklığa ve abartıya kaçmadan kendi sesini keşfederek vücut bulmasına bir kez daha şahit olmak gurur verici..

İyileştirici, şifa yayıcı olarak gönlümde bellediğim Islandman sahneye çıktığında yavaş yavaş başladıkları ve ruhumuzu özgürleştirdikleri yolculuğu bitirmeyip, 20. yılını dolduran efsane Baba Zula’ya devretti. Geçmişin, şimdinin ve geleceğin bu çok değerli müzisyenleri, günün akışını ve bitirişini en olması gereken şekilde gerçekleştirerek orada bulunan herkesi, gökyüzündeki alabildiğine parlayan Ay eşliğinde, tatlı bir huzurla uğurladı.