”Half a million British kids who boldly sacrificed their brain cells to spawn some of the
maddest music this planet has ever heard.”

-Irvine Welsh

1985: İbiza’da sokaklar dolu. Karınca yuvalarında olduğu gibi bir hareketlilik mevcut. Etrafa ışık saçan mekanların hepsi, birbirlerine yardım/dostluk çağrısı yaparcasına ses yolluyor. Dünyanın geri kalanı ile minimum ya da (daha doğrusu) optimum bir iletişim var. Birde yenilik hissi var sanki. Daha önce çok görülmemiş bir fenomenin başlamasını sağlayan kökler ile karşılaşacakmışız gibi. Amnesia, Pasha ve Ku gibi mekanlarda yaşanan olaylara dair dedikodular dönüyor ortalıkta. DJ Alfredo Fiorito diye bir arkadaş varmış diyorlar. Canlandırmış ortalığı. ”Belearic” diye bir tarzı getirmiş. Ha birde denilen bir şeyi. Entaktojen-miymiş neymiş anlamadık ama uçuruyormuş herkesi…

1987: Sen bunu al, Güney Londra’ya getir. Biz de ”Belearic” niye olmasın diye düşün. Project diye bir kulüpte gece 2 sonrası başlayan yasa dışı after-hour partiler düzenle. Nereye varacak bu iş…

1988: İş mi ? İşler iyice karıştı. Spectrum (nam-ı diğer Delilik Tiyatrosu) açıldı. Her tarafta polisler kulüp çıkışı gençleri kovalasın. Bu yetmezmiş gibi birde Trip var. Acid House çalacaklarmış da…

1989: Mafyalar ile sorunlar var. Medyanın geçen senenin sonbaharında üstümüze çullanması da bir başka problem. East End’de bir şeyler dönüyor sanki. Joe Wieczorek bir hareket başlatmayı bu sefer oralarda deniyormuş. Labrynth. Steve Beckett, Rob Mitchell ve Robert Gordon Warp Records‘u kurdu. Gençler heyecanlı. Yasaklı bir şey ile uğraşıyor gibi hissediyorlar. Thatcher’da iyice sıkıştırmaya başladı. Özgürlük lazım…

1990: 80’lere dair kalan izler kayboluyor. Detroit ve Chicago sahnesi etkisini yitirdi. Cubase sequencer/sampler düştü piyasaya. Siber-D.I.Y…

1991/1992/1993: ”Simya Jenerasyonu” hüküm sürüyor. Hardcore, kendisinden öncekiler gibi ölmeyecek. Çünkü Hardcore’u öncüllerinden ayıran bir özellik var. Karayipler. İngiltere’ye yerleşmiş olan Sound-System kültürü de bir parça istedi Rave müziğinden. Warp Records: Artificial Intelligence derlemeleri çıktı. The Dice Man projesiyle şarkı çıkartan Richard D. James adında bir genç de var bu derlemelerde. Yaratıcı baya…

1994: Metalheadz Records kuruldu. Virtual Futures 94′ Konferansı Warwick Üniversitesinde gerçekleşti. Konuşmacılar arasında Sadie Plant, Eric Cassidy, Dan O’Hara, Nick Land, Manuel DeLanda, Pat Cadigan ve Hakim Bey vardı. A Guy Called Gerald ve Technical Itch konferans sonrası düzenlenen rave/after-seminar party’de jungle/drum n’ bass çaldı.

1995: Goldie’nin ilk albümü Timeless çıktı. Artık bir sonraki büyük dalganın isminin ne olacağı kesin : JUNGLE. Virtual Futures 95′ gerçekleşti. Bu sefer katılımcılar daha fazla. Biyo-Mekanik Continuum-lar, Soyut Makineler ve Organsız Beden-ler. Stelarc üçüncü kolunu salladı. Arkada Vangelis’in Blade Runner Soundtrack’i çalıyor. Konferans sonrası düzenlenen rave/after-seminar party’de kusan ve bayılanlar oldu. Stelarc konferansı düzenleyen ve konuşma veren filozofları ”dünyanın en çok içen ve en çok uyuşturucu kullanan düşünürleri” olarak adlandırdı…

Yazar: Ege Çoban