Bandırma’da yaşamını sürdüren Talha Kılıç geçtiğimiz senenin başlarında vertneed.you mahlasıyla ilk albümü “Fall of the Space” i kendi Soundcloud hesabı üzerinden yayınlamıştı. Hiphop/electronica/downtempo türlerinin arasında süzülen parçalarını dinleyenlere sunmak kendisinin deyişiyle bir kırılma noktası olmuştu. Uzun bir aradan sonra ise yeni bir albüm hazırlığına girişen Kılıç geçtiğimiz günlerde, talhaaaadiyebiri mahlasıyla yayınlanacak bu ilk albümünün haberini duyurdu. 

24 Aralık 2018 tarihinde Badmash aracılığı ile çıkacak olan “Samsara” albümü kaset ve dijital formatta dinleyicilerle buluşacak. Aralarında Yiğit Seferoğlu ve spc.btwn ile ortak yaptıkları birer çalışmanın da bulunduğu, toplamda 15 parçadan oluşan Samsara’nın kapak tasarımı ise Bedri Kaan’a ait.

Müziğe başlama hikayenden bahseder misin bize ?

Çocukluk dönemlerimde müzik dinlemeyi hiç sevmiyordum. Ta ki abimin evimizdeki bilgisayarda geniş bir müzik arşivi oluşturana kadar.
Abim çok farklı tarzlarda müzik dinleyen birisidir. Aynı evde yaşadığımız için bu müziklere ister istemez maruz kalıyordum.

Bu sayede hiphop ile tanıştım. Dinlediğim müzikler beni derinden etkiliyordu. Bu müziklerin nasıl yapıldığını merak ediyordum.
Fakat nasıl müzik yaparım diye hiç kurcalamamıştım, sadece dinlemeyi seviyordum.

Ilkokul dönemlerimde internet üzerinden radyo kurmuştum. Sevdiğim müzikleri insanlarla bu şekilde paylaşmayı deniyordum. Daha sonra radyo işlerinden randıman alamayınca DJliğe merak saldım. Virtual DJ adlı yazılımla tanıştım. Sevdiğim müziklere efektler vererek kaydediyordum.

Liseye başladığım ilk sene müzik tüm hayatımı kaplamaya başlamıştı. Birgün Virtual DJ’e alternatif ararken Fruity Loops ile tanıştım. O gece
belkide hayatımın dönüm noktasıydı. Müzik prodüksiyonunun karmaşık ve düşündürücü yanı, bu işlere bulaşmama sebep oldu.

Müzik yapmaya başladığın ilk zamanlardan bu yana evrilen fikirlerine dönüp baktığında, aradaki geçiş dönemleriyle ilgili neler söylemek istersin ?

Ilk zamanlarda müzik için fazla heyecanlıydım. Birden fazla müzisyenle çalışmak, insanlara daha farklı tarzlar sunmak, kendimi bu konuda ciddi anlamda geliştirmek istiyordum. Fakat hedeflerime yavaş yavaş ulaştığımı görünce müziğe karşı nötrleşmeye başladım. Şimdilik müzik benim için bir meditasyon aracı. Kendimi özgürce ifade edebildiğim bir alan. Ayrıca eskiden müzikte karmaşıklıktan hoşlanıyordum, simdi daha minimalist yaklaştığımı farkettim.

Istanbullu sanat kolektifi Badmash bünyesinde çıkarmaya hazırlandığın yeni albümün “Samsara” yı dinlerken aslında tüm hayatın karanlık ve aydınlık taraflarını; gözden kaçırdığmız basit gibi gözüken dünyanın tüm renklerini resmettiğin bir hikaye hissiyatı uyandırıyor. Samsara’nın ortaya çıkış süreci senin için nasıldı ?

Samsara Hinduizm ve diğer Hint dinlerinde öngörülen doğum, yaşam, ölüm ve yeniden doğuş gibi hayatın sürekli dönen sonsuz çemberi anlamında kullanılır. Bu albümde ise “Samsara” kendi hayatım hakkındaki algımı ve inançlarımı öldürüp yenileriyle değiştirdiğim sonsuz bir döngüyü konu almakta.

Hayatımız boyunca yaşadığımız toplum tarafından bizlere empoze edilen yanlış algı ve inançlar var. Bunlar belli bir süreçten sonra hayatınızı sınırlandırmaya başlıyor. Bunların farkına varıp olumsuz olanları öldürüp, pozitif olanlarıyla değiştirmek hayatınızın değişmesine neden oluyor. Albümde genel olarak bu konu üstünde durmak istedim. Tüm algılarımı ve inançlarımı değiştirdiğim vakit Samsara çarkından kurtulup Nirvana’ya ulaşacağım. Ama bunun için daha zamanım var. 🙂

Badmash ekibiyle tanışma hikayen nasıl oldu ?

Badmash ekibiyle tanışmam In The Void aracılığıyla oldu. Sayfanızda Badmash ile alakalı bir post’a denk gelmiştim. Sonrasında soundcloud üzerinden iletişime geçip, çalışmalarımı yollamıştım.Sonrasında Ege ile tanıştık. Badmash bir aile gibi. Bana her konuda destek oldular. Onlara koca bir teşekkür borçluyum.

Balıkesir’deki müzik sahnesi ile ilgili kendini yakın ya da uzak hissettiğin şeyler var mı ?

Balıkesir/Bandırma’da ana akım müziği dışında bu işle uğrasan insan sayısı çok az. Uğraşanlarda birbirlerini tanımıyorlar zaten. Etkinlik ve festivallerde yine ana akım müziği üzerine…

Bu yüzden bu durumun eksikliğini çok yaşıyorum. Fakat yaşadiğim yer çok sakin, şehir gürültüsünden çok uzak. Bunun faydası müziğime daha fazla odaklanmak ve vakit ayırabilmek oluyor. Üniversiteyi burada okuyorum ve 3. sınıftayım. Okul bitince buralardan taşınmak istiyorum. Aslında buraları çok seviyorum.

Genel olarak müziğini paylaşmak ve ne şekilde paylaşmak konusunda ne düşünüyorsun ?

Müziğimi nasıl paylaştığım benim için çok önemli. Müziğimi genel olarak sanal ortamdan paylaşmak zorunda kalsamda, albüm basmaya çok önem veriyorum. Ilk albümümü CD formatında basıp satmıştık. Samsara’da kaset formatında olacak. Yaptığım müziğin manevi yönünün olması beni mutlu ediyor.