12-15 Nisan tarihlerinde İstanbul ve Ankara’da gerçekleşecek olan, Berlin’in en önemli güncel müzik festivallerinden XJAZZ Festivali kapsamında; Korhan Futacı, Çağlayan Yıldız ve Ediz Hafızoğlu’ndan oluşan caz grubu Lycian Trio ile birlikte 15 Nisan Cumartesi günü Peyote’de aynı sahneyi paylaşacak olan Efe Demiral ile “Inside Out” albümünü ve gelecek planları hakkında konuştuk.

Müzik kariyerinin ilk solo albümünü 2015 yılında Müzik Hayvanı etiketiyle yayınlayan Efe Demiral, bu zamana kadar gitarıyla birlikte birçok müzisyenle aynı sahneyi paylaşmış ve ortak projelerde yer almış bir müzisyen. Çalışmalarında ve canlı performanslarında gitarına eşlik eden ve  müziğinin altyapısını oluşturan el yapımı çeşitli ekipmanlar ile desteklediğinde meydana gelen huzurlu atmosferi, dinleyenlerin içinde yoğun bir duygu bulutunun yüzeye çıkmasını sağlıyor.

1. Barış Demirel, Cihan Mürtezaoğlu, Can Kazaz, Künt ve daha birçok müzisyenle birlikte çalışmaya devam ediyorsun. Farklı projelerde yer almanın yanında hangi noktada solo olarak bir albüm hazırlığı aşamasına girdin ? Bu dönemden bahsedebilir misin?

Tabii ki. Albümde olan Three Days parçasını yapmamla başladı her şey. Daha sonra bir dönem kendi parçalarımın nefesli üçlüsü, davul, kontrbas ve gitar içeren versiyonlarını yaptım fakat bu parçalardan sadece October ve Three Days albümde bulunuyor. Three Days’i soundcloud’da paylaştıktan sonra Müzik Hayvanı’ndan Eray Düzgünsoy ile solo bir albüm yapma fikrini konuştuk. Bu albümü yaptığım ve yaydığım süreç içerisinde Eray bana hep destek olmuştur. 2015 yılının Kasım ayına doğru yeni parçaların da çıkmasıyla tutarlı bir konsept oluştu ve evdeki kayıt ortamımda albümü çaldım ve kaydettim. Hem parçaları oluştururken hem de solo icrayı geliştirmek için prova ederken çok fazla şey deneyimledim ve öğrendim. Hala da bu keşfetme hali devam ediyor.

2. Bir süredir “Inside Out” albümünde yer alan parçaları çaldığın konserler serisi düzenliyorsun. Her konserde şarkılarını sunuş şekillerinin bulunduğun ortama hatta ruh haline göre değiştiği oluyor mu?

Sürekli olarak bir değişim hali var fakat ruh hali ile değişmeye çok meyilli bir müzik olmasına rağmen, ruh hali değişkenliği ile paralellik göstermemesine özen gösteriyorum ama müziği icra ettiğim mekana göre değişkenlik gösterdiği küçük zamanlar oldu. Gece Gezmesi kapsamında All Saints kilisesinde çaldığım konser diğerlerinden daha farklı bir havada olmuştu, sanıyorum mekan etkisi var. Asıl değişiklikler genelde parçalar üzerinde değiştirmek ya da yenilemek istediğim fikirler üzerinden gerçekleşiyor. Geçen yılın ocak ayından beri Inside Out’u çeşitli mekanlarda çalıyorum, neredeyse 1.5 yıl olacak. Başlangıçtan şimdiye, ben de bu müziği tanımaya yeni yeni başladım diyebilirim. Kendi üretiminizin size hep ve değişmez bir biçimde yakın olması söz konusu olamaz diye düşünüyorum ama neyse ki birbirimizden uzaklaşmadık, hep pozitif bir ivme ile ilerledik.

3. Parçalarının özünü oluşturan elementlerin doğal yaratım süreçleri olduğu ve bir kalıba sokmaya çalışmadığın kompozisyonlarına ek olarak farklı enstrümanlarla, görsellerle desteklemek gibi fikirlerin var mı?

Inside Out için canlı görseller olsun hep istedim fakat pek ilgilenen olmadı. Hala da istiyorum ama XJAZZ festivalinden sonra Inside Out’u solo olarak canlı çalma ritüeline bir sürelik ara vereceğim. Araya yeni bir albüm gelecek. Inside Out’u bir ekip ile birlikte çalmak da bir sonraki evrede istediğim şeylerden biri, ne zaman gerçekleşir bilmiyorum ama yakın zamanda olmayacağı kesin diyebilirim.

4. Yakın gelecekte yeni bir solo çalışması bekliyor mu bizleri?

Bir süredir üzerinde vakit buldukça çalıştığım parçalar var. Bunlar bir albüme dönüşecek, önümüzdeki 2-3 ay içerisinde de kaydetmek istiyorum. Eğer her şey düşündüğüm gibi ilerlerse sonbahara çıkmış olur. Inside Out’un aksine akustik kompozisyonlar içeren bir albüm olacak ve gitar dışında birçok enstrüman var, vokal de bunlara dahil.