12-15 Nisan tarihlerinde  İstanbul ve Ankara’da gerçekleşecek olan, Berlin’in en önemli güncel müzik festivallerinden XJAZZ Festivali kapsamında 12 Nisan Çarşamba günü Atna ile birlikte Borusan Sanat‘ta performans sergileyecek olan İdil Meşe ile Da Poet‘in ortak projesi Rain Lab‘e festival öncesi sorularımızı yönelttik.

Sevgi ve kaybetmenin, güzellik ile gerçekliğin hikayesini modern zamanın ozanı dilinden duyduğumuz ve bunu elektronik dokunuşlar ile harmanladıkları,  yeni jenerasyon trip hop ikilisi Rain Lab, İdil Meşe ve Da Poet ikilisinden oluşuyor. Başarılı hiphop DJ’yi ve prodüktörü Da Poet’in sakin ritimleri ile şarkı ve söz yazarı İdil Meşe’nin hüzünlü vokali dinleyiciyi kırılgan ve duygusal yoğunluğu yüksek bir yolculuğa davet eden Rain Lab ilk EP’sini İstanbul merkezli plak şirketi Noiseist‘den çıkarmaya hazırlanıyor.

1. Bir şarkıcı / söz yazarı ile hip hop DJ ve prodüktörünün yollarının kesişmesinin hikayesi nedir? Birlikte müzik yapmaya nasıl başladınız?

Ortak arkadaşımız Hiphoplife’ın kurucusu Ulaş Demiröz sayesinde tanıştık. Ne zamandır aklımızda bu tip bir proje yapmak vardı ve tanışmamız çok olumlu ve zamanlı oldu. Tanıştığımız gün stüdyoda birkaç bestemi çaldım ve içlerinden Mountain Sperrins’i Ozan çok beğendi. Bunun üzerine hızlıca kaydettik ve demo’yu Soundcloud hesabımdan Ozan askere gitmeden önce yayınlandık. Şarkımız Mountain Sperrins, Çağan Tunalı prodüktörlüğünde Noiseist Records’dan yakın zamanda çıkacak albümümüzde de tertemiz sesi ve yeni düzenlemeleriyle yerini alacak. Şarkılarımızın birçoğunu Büyükada’da benim evimde yazdık ve düzenledik. Çok keyifli, yeme içmeli, bol müzik yapmalı bir haftanın sonucunda albümüzdeki şarkıların taslağı ortaya çıktı. Bu şarkıları şimdilik konserlerimizde dinlemeniz mümkün.

2. Bağımsız müzik sahnemizin yeni nesil temsilcilerini ağırlayan Warm Up projesi aracılığı ile Red Bull Berlin Stüdyoları’nda çalışma fırsatı yakaladınız. Bu süreçte yaşadıklarınızın müziğinize olan katkılarından bahseder misiniz?

Bizim için oldukça beklenmedik bir gelişme oldu çünkü Warm Up’ın kazananı Türkiye bağımsız müzik sahnesinin en iyi gruplarından biri olan Uluru idi. Ancak yaşanılan aksiliklerden dolayı bizim gitmemiz mümkün oldu. Uluru’nun konserlerini ve çalışmalarını da yakından takip ediyoruz. Berlin’e gitmek bizim için moral verici bir deneyim oldu. Ne kadar hazırlanmak için bir süremiz olmamış olsa da, profesyonel bir stüdyoda, alanında çok iyi bir prodüktör olan Christian Prommer ile çalıştık. Bizim için tabii ki heyecan verici bir deneyimdi. Berlin’de bu kayıt sürecini çeken ekip de çok olumlu ve profesyoneldi. Aldığımız iyi eleştiriler, yurtdışı konserlerimize de önem vermemiz konusunda bizi motive etti. Şu an iki sevdiğimiz şehirde, Berlin ve İstanbul’da seyircilerimize ulaşıyoruz.

3. Başarıyla devam ettirdiğiniz bireysel projelerinizden bağımsız olarak Rain Lab, müzikal zenginliğinizin bambaşka bir yüzünü ortaya çıkartıyor. Bunun oluşmasındaki en önemli etken nedir sizce?

Lise yıllarında Ahmet Ertegün’ün Bodrum’daki evine demo CD’imi yolladığımda ve Ertegün beni geri aradığında, kendisi ile İstanbul Jazz Center’de kısa da olsa buluşma imkanı elde etmiştim. Ertegün’ün verdiği en önemli tavsiyeler arasında şarkı yazarlığımı ve sahne deneyimimi sürekli geliştirirken, güncel olanı takip etmek ve farklı türlerde işler yapmak da vardı. Ben sahiden de şarkı yazarlığımı o zamandan beri geliştirdiğimi ve sahne konusunda deneyim kazandığımı düşünüyorum. Ancak her zaman beni akustikten başka bir sese götürecek yaratıcı bir ruh ikimizi aradım. Ta ki Da Poet ile tanışana kadar. Mountain Sperrins’i düzenlediğinde gözlerim doldu, aradığım sesi ve yol arkadaşını bulmuştum. Birbirimizden bağımsız birçok farklı projemiz olsa da, umarım bu birliktelik çok uzun yıllar sürecek.

4. Rain Lab’in gelecek planları arasında neler var?

Öncelikle albümü çıkarmak. 2016’nın Eylül ayında başladık ve sahiden tahmin ettiğimizden uzun sürdü bu süreç ve dinleyicilerimizin sabırsızlıkla beklediğini biliyorum. Her konserimizden sonra beklenti büyüyor. Ses büyücüsü ve dostumuz Çağan Tunalı’nın prodüktörlüğü, mix ve mastering işçiliği ile Noiseist Records’dan yakın zamanda Rain Lab’in ilk kısa çaları çıkacak. Ve tabii ki önümüzde XJazz Festivali, Chill Out Festivali ve İstanbul Caz Festivali gibi heyecan verici konserler var. Bu ay İstanbul’un en sevilen Berlinlisi XJazz’dan hemen sonra Berlin’e konser vermeye gidiyoruz. Yurtdışı konserlerimiz de devam edecek. Hedefimiz yurtiçinde ve yurtdışında dinleyicilerimize ulaşmaya devam etmek ve yeni albüm üstünde çalışmaya başlamak olacak. Benim bu sene Müzik Endüstrisi Master’ı yapmak için Amerika’ya taşınmam ile birlikte Türkiye ve Avrupa’daki konserlerimiz devam ederken Amerika konserlerinin de programımıza dahil olacağını tahmin ediyorum. Da Poet ile farklı projelerde de birlikteliklerimiz olacağının da ipucunu vermek isterim. Yağmur laboratuvarından gelen seslere kulak verin ve takipte kalın.